2000’li yıllarla birlikte milenyum diye adlandırılan bu dönemde “mahrem” kelimesinin anlamı sık sık unutulmaya başlandı ne yazık ki. Gerek boydan boya camdan oluşan perdesiz evler, gerek televizyonlarda apaçık gösterilen sahneler, gerek bilinçsizce kullanılan sosyal medya hesapları bunlara yol açtı diyebiliriz. Son dönemlerde artan ve çok küçük yaşlara inen sosyal medya kullanımı maalesef  “mahremiyet” kavramımıza zarar veriyor. Evimizin içinde olup biten her şeyi tüm detayları ile paylaşmak normalleşiyor ve çocuklar da ne yazık ki bu ‘normalleşmeden’ payını alıyor.

Sosyal medya ve teknoloji kullanımı özünde merak duygusunu barındırır ve merak aslında hem çocuk için hem de yetişkinler için doğal bir süreçtir. Ancak önemli olan merak duygusunun doğru bir şekilde giderilmesi ve özellikle çocuklarda gelişim sürecine zarar vermemesinin sağlanmasıdır.

Çocuklar zaman zaman bazı kavramları ve durumları merak edip sorabilir. Bu noktada yaşına uygun bir şekilde sorduğu soruya doğru cevap vermek önemlidir. Eğer cevabı bizden alamazsa özellikle günümüzde başvurabileceği onlarca kaynak bulunmaktadır. Bu kaynaklar arasında ne yazık ki yanlış bilgiler içerenler, gayri ahlaki olanlar, gelişim dönemi ve yaşına uygun olmayanlar gibi onlarca tehlikeli unsur bulunabilir. Bu sebeple çocuğumuza cinsel eğitimi biz vermeli ve merakını ona zarar verecek yollardan gidermesinin önüne geçmeliyiz.

Mahremiyet eğitimi ise cinsel eğitimden farklı olarak çok daha kapsamlıdır. Öncelikle kelime anlamına bakacak olursak mahrem kelimesi Arapça “haram” kelimesinden gelmektedir. Yasaklamak, men etmek, mahrum etmek, mümkün olmamak, el sürmemek, herhangi bir şeyi terk etmek, kişinin namusunu koruduğu yakınları, saygı gösterilecek şey; kadın ve kendileriyle evlenmenin haram olduğu yakın akraba gibi anlamlar içerir. Mahremiyet ise, aynı kökten gelip, gizlilik, bir şeyin (mahrem) gizli hali , bir şeyin gizli yönü demektir. Bir anlamda buna insanın dokunulmazlığı da denebilir.

Mahremiyet eğitimi çocuğun kişilik bütünlüğünün, ruhsal iyilik halinin ve cinselliğinin korunabilmesi açısından çok önemlidir. Bu eğitimi doğru şekilde verebilmek için anne babanın da yeterli bilgi ve donanıma sahip olması gerekmektedir.

Mahremiyet eğitimi verirken dikkat etmemiz gereken noktalar vardır. Bunlar;

  1. ÖZEL ALAN TANIMLAMA

 Çocuğun kendi mahremini, özel alanını koruyabilmesi için öncelikle bu alanı çocuğa tanımlamak gerekir. Vücudun kişiye özel olan bölgeleri, bu bölgelerin gizlenmesi gerektiği çocuğa iki yaşından itibaren yavaş yavaş anlatılabilir. Bu alanın başkalarından gizlenmesi ve anne-baba ve doktorlar dışında bu bölgeye kimsenin dokunmaması gerektiği çocuğa öğretilmelidir. Çocuk için tanımlanan özel alan aynı zamanda anne-babanın da özel alanıdır. Çocuğun da bu özel alanlara bakmaması gerektiği anlatılabilir.

2. ÇOCUĞUN ÖZEL ALANLARINA SAYGILI OLMA

Bebekliğinden ve küçük yaşlarından itibaren çocuğumuzu kimsenin yanında giydirmemek, altını değiştireceğimiz zaman başka bir odaya geçmek, 4-5 yaşlarında ise banyo yaptırırken iç çamaşırı ile yıkamak ve özel bölgelerini temizlerken gözleri kısarak ya da başımızı hafif yana çevirip bakmadan yapmaya çalışmak çocuğumuzun mahremiyet eğitimi için çok kıymetlidir. Yedi yaşından sonra banyoda çocukların kendi mahrem alanlarını kendi temizlemelerine fırsat verilmelidir.

3. ÇOCUĞUN CİNSEL ORGANLARINI SEVGİ NESNESİ YAPMAMA

Küçük çocukları cinsel organlarına dokunarak sevildiğinde çocuk hem mahremiyet ihlaline uğramış olur, hem de başkalarının özel alanlarının kullanılarak onlara şaka yapılabileceği inancını taşır. Ayrıca çocukları cinsel organlarını konu ederek sevmek, onları kendilerini kötü niyetli yabancılardan korumak konusunda etkisiz kılabilir. Çocuk, bir başkası özel alanına dokunmak istediğinde bunun iyi mi yoksa kötü mü olduğunun ayrımını yapamayabilir. Bu sebeple bezlemek, pişik kremi sürmek ve temizlemek durumlarında bile abartıya kaçmamak gerekir. Çocuğun cinsel organlarını şaka konusu yapmak, göstermesini istemek, dokunmaya çalışmak cinsel kimlik gelişimi açısından sakıncalıdır.

4. TUVALET KAPISINI KAPALI TUTMA

Çocukların iki yaşında tuvalet alışkanlığını kazanması, en geç dört yaşında tuvalet sonrası temizliklerini yapmayı öğrenmesi beklenir. Anne baba bu dönemlerde tuvalet eğitimi verirken bu alanda yalnız olunması gerektiği, kapının açık olmaması gerektiği uygun bir dille anlatılabilir. Çocuk oturak (lazımlık) kullanıyorsa; lazımlık herkesin göreceği bir yere, evin ortak kullanım alanlarına konmamalı, tuvalet ya da banyoda kullanılmalıdır. Ayrıca kreşe ya da anaokuluna giden çocuklarımıza arkadaşları tuvaletteyken kapının açılmaması gerektiği, hiçbir arkadaşının onun özel bölgelerine bakamayacağı ve onun da aynı şekilde bakmaması gerektiği anlatılabilir.

5. ODANIZA İZİN ALARAK GİRMESİ GEREKTİĞİNİ ÖĞRETME

4-5 yaşından itibaren çocuklar anne-babanın kapısı kapalıysa odaya kapıyı tıklatarak girmeleri gerektiğini öğrenmelidir. Bu konuda çocuğunuzla konuşabilir, siz de onun odasına kapısını çalarak girip model olabilirsiniz. Kapıyı tıklatmadan girdiğinde ise “Odada üstümüzü değiştiriyor olabiliriz, bu sebeple tıklatarak girmen gerekiyor” şeklinde bir açıklama yapabiliriz.

6. YATAKLARI AYIRMA

Çocuklar iki yaşla birlikte yavaş yavaş bağımsızlığını kazanır ve kendi başına yemek yemeye, yolda kendi başına yürümek istemeye başlar. Bu dönemde çocukların yataklarını ayırabiliriz. Karanlık korkusu yaşayan, kaygılı çocukların yatakları ayrılırken bir uzmandan yardım alınabilir. Çocuğun bağımsızlık kazanması, sağlıklı bir bağlanma gösterebilmesi açısından yatak ayırma çok geç yaşlara kalmamalıdır. Birlikte aynı yatakta yatan kardeşlerin yataklarını dört-beş yaşından itibaren ayrılabilir. Kız ve erkek kardeşlerin ilkokul dönemiyle birlikte odaları ayrılmalıdır. Çünkü beraber bulundukları odada, giyinip soyunurken, yatarken, temizlenirken birbirlerinin özel alanını ihlal edebilirler.

7. ÖZEL ALAN

İlkokul dönemi ile birlikte evimizde çocuğumuza özel bir yer belirleyebilir ve özel eşyalarını bu alana koymasını sağlayabiliriz. Bu alana izin alarak girmemiz çocukta “özel alan” tanımını pekiştirecek ve mahremiyet eğitimi için güzel bir adım olacaktır. Ergenlik dönemi ile birlikte gençler, kilidi olan daha güvenli özel alanlar talep edebilirler. Ergenler yalnız kalmak, vücudunu anne babasından gizlemek isteyebilir ve çocukluk dönemine göre daha utangaç olabilirler. Onların taleplerini normal karşılamak ve özel alanlarına izinsiz girmemek gerekir.

8. TEPKİ GÖSTERME

 Çocukla birlikte gezerken veya televizyon izlerken karşımıza mahremiyet ihlali içeren durumlar çıkabilir. Böyle durumlarda çocuğun duyacağı şekilde mahremiyet ihlali yapan kişi için bir tepkide bulunulabilir. Örneğin; televizyon sahnesinde arkadaşının mahrem alanına dokunan biri görüldüğünde sesli bir şekilde bunun yanlış olduğu dile getirilebilir ve “Kimsenin özel yerlerine dokunulmaz” gibi cümlelerle tepki belli edilebilir. Bu şekilde çocuk anne- babayı modelleyerek mahremiyet ihlallerine karşı duyarlı hale gelir. Çocuklar en çok anne babayı gözlemleyerek öğrenirler.

Son olarak, anne ve babaların taciz ve istismar vakalarını engellemek adına yapması ve dikkat etmesi gerekenleri sıralayacak olursak;

  • Bir yabancıyla aynı ortamda yalnız olmaması gerektiği öğretilmeli.
  • Zorla hiç kimsenin onu öpüp sarılamayacağı söylenmeli.
  • Otobüs veya minibüs gibi araçlarda çocuğu kimsenin kucağına oturtmamalı.
  • Uygunsuz şakalar, küfür, hakaret vb. gibi durumların olduğu yerlerde bulunmaması sağlanmalı.
  • Sosyal medya hesaplarını ebeveynler sürekli kontrol etmeli ve girdiği siteler takip edilmeli.
  • Çocuğa sık sık birinin ona “bunu kimseye söyleme” şeklinde bir söylemi olup olmadığı uygun bir şekilde sorulmalı.
  • Sık sık “Bana anlatmak istediğin bir şey var mı?” sorusu oldukça sıcak ve samimi bir şekilde sorulmalı.
  • Evinin anahtarını taşıyan çocuğa bunu kimseye söylememesi tembih edilmeli.
  • Hangi durumlarda “Hayır” diyeceği, bağıracağı, kaçacağı çocuğa öğretilmeli.
  • Farklı bir eve gidildiğinde çocukların kapılar kapalı olarak yalnız kalıp oyun oynamalarına müsaade edilmemeli ve sık sık kontrol edilmeli şeklinde özetlenebilir.(Akcan, Toplumsal Duyarlılık Merkezi Bülteni)

Sonuç olarak mahremiyet eğitimini anne-babadan alan çocuk kendi özel alanlarının bilincinde olur ve dokunulmayacağını bilir. Aynı şekilde kimsenin özel alanlarına bakmaya veya dokunmaya kalkışmaz. Bu sayede son dönemlerde oldukça artan istismar durumlarından kendini koruması sağlanabilir. Kişiliğinin sağlıklı bir şekilde oluşması sağlanır. Çocukları korumanın ilk adımı onlara mahremiyet eğitimi vermektir. Bu eğitim sayesinde onlar kendilerinin ve başkalarının özel alanını korumayı öğrenerek daha sağlıklı bireyler olabilirler.

Bursa Özel Osmangazi Okulları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Destek Hattı