Değerli Ebeveynlerimiz, bu blog yazımızda sizlere derinden bağlı olan ama bağımlı olmayan, kendi ayakları üzerinde durabilen çocuk yetiştirmenin püf noktalarını paylaşacağız. Keyifli Okumalar Dileriz.

Anne babayla çocuk arasındaki bağlanmayı üç katman halinde düşünebiliriz. Göbek bağı, kalp bağı, ve beyin bağı. Göbek bağı, doğmadan oluşur ve doğumla kopar. Kalp bağı, duygulara dayalıdır. Göbek bağından daha güçlüdür. Doğumla başlar ergenlikte sarsıntıya uğrayabilir. Beyin bağı, algılara dayalıdır. En geç oluşan ve en zor kopan bağdır. Uzaktan da etkisi güçlüdür.

Çocuğumuzun beyniyle güçlü bağlar kurmanın adımı onun beyninin nasıl çalıştığını anlamaktan geçer. Haydi gelin beraber beynimizin çalışma sistemine bakalım.

Son araştırmalar gösterdi ki beynimiz aslında “plastik” yani “şekillendirilebilir” bir yapıda. Beynimiz tüm hayatımız boyunca fiziksel bir değişikliğe uğruyor ve her zaman geliştirilebilirdir. Çocuklarımızın beyinleri biz ebeveynlerin sunduğu deneyimlerle şekillenir. Beynimizin mantıklı davranmamıza ve düşüncelerimizi cümleler halinde getirmemize yardım eden bir sol tarafı ve duyguları yaşamamızı ve sözel olmayan işaretleri algılamamızı sağlayan bir de sağ tarafı vardır. Ayrıca, sezgisel olarak harekete geçmemizi ve hayatta kalmak için kaşla göz arasında kararlar almanızı sağlayan bir “sürüngen beynimiz”, vardır.

Sol beyin düzeni sever ve arzular. O her şeyi sıraya dizer, bir düzene koyar. Sol beyin listeleri de çok sever, ayrıca sözcüklerden hoşlanır. Sağ beyin bütüncüldür ve sözel değildir. İletişim kurmamızı sağlayan yüz ifadeleri, göz teması, ses tonu, duruş pozisyonu, jest ve mimik gibi işaretleri alır ve gönderir. Sağ beynimiz ayrıntılara düzene değil büyük resme bakar, yaşanan bir şeyin anlamına ve bizde oluşan hisse önem verir. İmgeler, duygular ve anılarda uzmanlaşmıştır. Sol beyinde kelimeler önemlidir, sağ beyinde duygular önemlidir. Çocuklar büyüdükçe sol beyinlerini giderek artan bir şekilde kullanırlar. İlk 3 yaşta çocukların sağ beyinleri sol beyinlerine göre daha baskındır. Duygular çok önemlidir ama eğer anlamlı bir hayat sürmek istiyorsak, yine de onların hayatımızı kontrol altına almasını istemeyiz. Eğer sağ beynimiz hakimiyeti ele alır ve biz de sol beynimizin mantıksal yönünü göz ardı edersek, imgeler ve bedensel duyumlar içinde boğulur gibi oluruz ve kendimizi bir duygu selinin içinde sürüklenirken buluruz.

Öte yandan sadece sol beynimizin mantığını kullanıp, duygularımızın dilinden ve kişisel deneyimlerimizden tamamen sıyrılmak da istemeyiz. Böyle bir durum, duygusal açıdan çölde yaşamak gibidir. Hedefimiz, kendimizi bir duygu seline kapılmaktan veya duygusal açıdan bir çölde yaşamaktan uzak tutmak olmalıdır.

Başarılı olmanın anahtarı beynin tüm bu alanlarını birlikte bir bütün olarak iyi çalıştırılmasıdır. Beynimizin iyi bir performans göstermesi için sağ ve solun bir koordinasyon içinde ve dengeli bir şekilde çalışması gerekir. İstediğimiz, çocuklarımızın sol beyinlerindeki mantığın sağ beyindeki duygularla birlikte daha iyi çalışabilmesi için yatay bir şekilde entegre olmalarıdır. Entegre olmuş bir beyin kişinin daha iyi kararlar almasını, bedeninin ve duygularını daha iyi kontrol edebilmesini, kendisini daha iyi anlamasını, daha güçlü ilişkiler kurmasını ve okulda başarılı olmasını sağlar. Beynimizin hangi tarafını yoğunlukla kullanacağımız doğuştan belli olsa da, okuduğumuz kitaplar, bize verilen disiplin, sevdiğimiz insanlar, hissettiğimiz duygular gibi yaşadığımız her şeyin beynimizin gelişmesini derin bir şekilde etkiler.

Çocuklarınızın beyinlerinin sağ ve sol taraflarını birleştirecek deneyimler yaşatırsanız beynin farklı bölümleri daha güçlü şekilde birbiriyle bağlanmış olur ve daha da uyumlu bir şekilde çalışabilirler. Ebeveyn olarak her gün karşı karşıya kaldığınız zorluklar, çocuklarınızın beynindeki entegrasyon (farklı bölümlerin birlikte uyum içinde çalışma) eksikliğinin bir sonucu olabilir. Çocuklarınızın entegre olmadıkları zamanları kolaylıkla fark edersiniz. Öyle zamanlarda duygularına yenik düşerler, zihinleri allak bullaktır, içinde bulundukları koşullara sakin ve ehil bir şekilde tepki veremezler. Onun beyninin her zaman entegre olmamasının sebebi çok basittir: çünkü henüz tam anlamıyla gelişmemiştir. 20’li yaşlara kadar da tam gelişmiş sayılmaz.

Eğer çocuğunuz çok sevdiği bir arkadaşıyla kavga etmişse ve bunu anlatırken “zaten çok da umrumda değil” tavrı takınıyorsa bilin ki sol tarafa yaklaşmıştır. Ona yardım etmenin yolu gerçek hislerine nazikçe yaklaşmaktan geçer. Onun hizasına gelip, göz teması kurup, şefkatli bir ses tonu ile iletişim kurulmalı. Çünkü bunlar sağ tarafı aktive eder. Daha sonra kavgasını anlatmasını, belirli yerlerinde durarak “sen de şöyle hissetmiş olmalısın” gibi söylemlerle duygularına odaklanmasını sağlamalısınız. Ya da bazen çocuklarınızın duyguların yoğun yaşandığı ve çoğunlukla onları ürküten, korkutan olaylar yaşadıklarında sağ beyinleri çok aktif olur. Örneğin bir trafik kazası, aile içi şiddet, istismar, hastalık. Öfke nöbetleri geçirebilirler, okula karşı aşırı korkuları olabilir, aileden ayrılma kaygıları olabilir. Bilmelisiniz ki çocuğunuz sağ tarafa fazlaca yaklaşmış. Onun beyninin sol tarafını aktive ederek dengeli hale getirmeli, duygularla olumlu bir şekilde başa çıkmalarına yardımcı olmalısınız. Çocuğunuz böyle bir durumdayken öncelikle sağ tarafı ile bağlantı kurmalısınız. Yani hizasına gelerek, göz teması kurarak, şefkatli bir ses tonu ile iletişim kurmalısınız. Sonrasında olayı tekrar tekrar anlatmasına, duygularını sözcüklere dökmesine yardımcı olmalısınız. Eğer sol taraf aktive edilmez ise çocuğun korkutucu duyguları çözümlenmez ve başka şekillerde ortaya çıkar

Bir  örnekle daha devam edelim. Çocuk; siz zaten kardeşimi benden daha çok seviyorsunuz diye ağlamaya başladı. Ve siz de “ olur mu öyle şey ona ne alırsak sana da aynısını alıyoruz, hatta daha fazlasını alıyoruz” gibi sol beyne özgü mantıklı cümleler kurdunuz. Bu cümleler o zamanda ortalarda olmayan sol beyninin etkisizliği sebebiyle sağ beyninin duvarına çarpar ve size öfke olarak geri döner. Ayrıca çocuk kendisini anlaşılmamış hisseder. Onun yerine bu tekniği kullanın. Bağ kurun ve yönlendirin. Çocuğun hizasına gelerek kendinize çekin, sırtını okşayın, dokunsal teması arttırın, ses tonunuzu yumuşatın ve duygularına dokunun. “Bazen işler senin için zorlaşıyor sanırım. Ama bilmelisin ki aranızda adaletle davranmak için çok çabalıyorum. Sen her zaman benim aklımdasın ve benim için ne kadar özel olduğunu bilmeni istiyorum”. Ve bunları söylerken ona sarılın. Çocuk kendisine ilgi gösterildiği için mutlu olur. Duygularına dokunduğunuz için kendisini anlaşılmış hisseder. Şimdi de sol tarafı çağırıp çocuğu yönlendirin. Senin kendini daha az sevildiğini hissetmeni engelleyecek şeyler konusunda yarın seninle ayrıntılı konuşalım ve plan yapalım, diyerek gerçeklere çocuğu yaklaştırın. Ve bir sonraki gün bunun üzerinde konuşun, çocuğun kendisini anlatmasına izin verin. Duygularını sözcüklere döksün ki sol taraf da aktive olsun ve dengelensin.

Çocuklar üzgün olduklarında, onun sağ beyninin duygusal ihtiyaçlarına yanıt vermezsek, mantık da pek işe yaramıyor. Çocuklarla mantıklı bir sohbete girmeniz için duygularının yatışmasını beklemelisiniz. Yalnız çocuk mantıklı düşünemiyor diye sizin sınırlarınızı gevşetmenizi gerektirmiyor. Saygı ve davranış kuralları çöpe atılmamalı. Öfke nöbeti geçirirken size vuruyorsa bu konuda taviz göstermemelisiniz. Yıkıcı davranışlara dur demeniz gerekir.

Çocuklara Sağ Ve Sol Beyinlerinin Nasıl Çalıştıklarını Anlatın

Lütfen öğrendiğiniz bu bilgileri çocuklarla da paylaşın. Beyinlerinin bir sağ lobu bir de sol lobu olduğunu, bunların işlevlerini öğretin. İnternetten resimler bularak somut olarak gösterebilirsiniz.

Ebeveyn Farkındalığı

Peki çocuğumuz bize bir sorunla geldiğinde biz hangi beynimizi kullanıyoruz? Çocuğumuz uyumaya gittiği odasından geri gelip “siz abimi daha çok seviyorsunuz” diye ağlamaya başladığında mesela? Sağ beyninizin getirdiği günün yorgunluğu ile birlikte gelen öfke duygusu ile mi karşılıyorsunuz bu olayı? Çocuklarımızla yaşadığımız tüm deneyimlerde olmasa bile farkındalığımızı arttırıp hem sağ hem sol beynimizi de kullanıp tepkiler verebilirsek çocuklarımızın da sağ ve sol beyinlerinin dengeli çalışmasına yardımcı olabiliriz.

Özetle çocuğumuzla beyin bağımızı arttırmanın yolları ;

  • Bir olay anında çocuğumun ilk önce alt beynine hitap etmeliyim. Yani onu anladığımı hissettirmeliyim.
  • Sakinleşince üst beynine yani mantığına yönelmeli, sorularla çözümleri kendi bulmasına yardım etmeliyim.
  • Olayları hikayeleştirmesini sağlamalıyım ki alt ve üst beyin entegrasyonu sağlanabilsin. Beynin bir kas olduğunu ve çalıştırdıkça güçleneceğini unutmamalıyım.
  • En uzun duygu 90 saniye sürdüğünden beklemeyi öğretmeliyim. İllaki geçecektir.
  • Hareket etmenin duygu değiştirme gücünü kullanmalıyım.
  • Ailemize eğlence faktörünü attırmalıyım.

Değerli Ebeveynler,

 Kimimizin sağ lobu daha baskındır, kimimizin de sol lobu. Bunlar farklı huylar ortaya çıkartır. Aşağıda linkini verdiğimiz adresten kendinize, çocuğunuza test uygulayarak hangisinin baskın olduğunu öğrenebilirsiniz. Böylece bir olayla karşılaştığında hangisine daha eğilimli olabileceği konusunda bir ön fikriniz olur. Sağ sol lobu geliştirici aktiviteleri kullanarak daha az baskın olan tarafınızı güçlendirip dengeye gelebilirsiniz. Mesele hayatta bir şeye karar verirken, bir olaya tepki verirken dengeli olabilmek…

Bursa Özel Osmangazi Okulları PDR Birimi

Sağ-sol lob baskınlık testi: https://fatihrehberlik.com/uygulamalar/sag_sol_beyin_testi.html

Kaynaklar

Siegel, D. ve Bryson T. (2016). Bütün-Beyinli Çocuk. İstanbul: Koridor Yayınları.

Eriş, B. (2017). Anne Beynim Aç. İstanbul: Alfa Yayınları

ÇOCUĞUNUZLA BEYİN BAĞINIZ NE KADAR GÜÇLÜ?” te bir düşünce

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Destek Hattı